PMI-TR Proje Yönetim Dünyası Dergisi Haziran Sayısı Yayında

Değerli Bağlantılarım,

PMI-TR Chapter olarak üç ayda bir yayınlamakta olduğumuz Proje Yönetim Dünyası Dergisi’nin son sayısı olan Haziran 2018 sayısı zengin içeriği ve röportajlarıyla karşınızda.

Faydalı olması dileklerimizle okumanız için sunarım…

Not: “Gemiyi Rotasında Tutabilmenin Sırları” isimli makalem de bu sayıda sizlerle olacak.

Dergiye aşağıdaki linke tıklayarak ulaşabilirsiniz.

http://bit.ly/pmidergihaziran2018_

Ayrıca dergimizin önceki sayılarına ulaşmak için de aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.

http://www.pmi.org.tr/dergiler/

[English]

My Precious Connections,

As PMI-TR Chapter, We want to introduce September issue of “The World Of Project Management” magazine which published in every three months.

Wish you enjoyable and helpful interviews and articles…

Ps: My article that named “The Secrets Of Keeping The Ship On The Road” has been published in this issue.

Kindly find below link to reach the magazine…

http://bit.ly/pmidergihaziran2018_

Kindly find below link to reach all of the magazines…

http://www.pmi.org.tr/dergiler/

Reklamlar

Değişim ve Dönüşüm

Değişimin kişinin kendisinde başlayacağına hep vurgu yapmışızdır ancak öte yandan “Değişime cevap vermenin önündeki en büyük engeliniz nedir?” diye sorduğumuzda aldığımız cevaplar da şöyle olmuştur:

  • Günübirlik Kararların Stratejileri Baltalaması en büyük oran (%40) olarak karşımıza çıkarken azımsanmayacak bir oranda herhangi bir stratejisi olmayan şirketleri de örnek göstermek mümkün.
  • Kolay Anlaşılır Vizyon Eksikliği ikinci sırada gelirken gene herhangi bir vizyona sahip olunmaması da olası.
  • Üçüncü sırada gelen İnovasyonu Destekleyecek Sistemlerin Olmayışı ile buna uygun kültürün gelişmemesini de eklemek mümkün.
  • Doğru Yeteneklerin Olmayışının bir sonucu olarak Güçlü Fikirlerin Eksikliğinin oluştuğunu söyleyebilirim.

Ayrıca ilk iki sıradaki “Strateji ve Vizyon” eksikliklerinin şirketlerde meydana getirdiği/getireceği olumsuzluklar ile doğru yeteneklerin ve güçlü fikirlerin şirketlerde kalmayacağını da varsayabiliriz.

İşte tam da bu nedenlerle Değişim ve Dönüşüm sadece çalışanların istemesi ile değil aynı zamanda üst yönetim kararı, vizyonu, stratejisi ve kültürü oluşturmasıyla mümkün olabilir.

[English]

We always highlight that Change starts with personality but on the other hand we got several below answers regarding our question as “What is your biggest obstacle of Change?”

  • We can exemplify companies which have not any strategy in addition to “One-day Decision Influencing the Strategy” item as %40 share.
  • Lack of Vision as second step in addition to having a coherent vision.
  • Third place refers to not having any systems to support Innovation.
  • I can emphasize that Lack of Great Ideas as a conclusion of not having Correct Abilities.

Besides we can suppose that there would not be correct abilities and great ideas as a result of Lack of “Strategy and Vision”.

That’s exactly what it means “Change and Transformation” are not only expectations of only employees but also as a result of decision, vision, strategy and constitute a culture by Executive Management team.

Değişime Direnmeyin, Değişimin Kendisi Olun! @StartupDergisi

@Startup Dergisi Mayıs Sayısından: Değişime Direnmeyin, Değişimin Kendisi Olun ! Son dönemin önemli konularından değişim ve değişim yönetimi üzerine…

Yazının orijinali için lütfen tıklayınız:

https://omurbenek.com/2016/10/08/degisime-direnmeyin-degisimin-kendisi-olun/

Projelerde Planlama Üzerine

Hem proje yaşam döngüsünde hem de proje/portföy planlama aşamalarında sıkça karşılaştığımız durumdur. İdeal ve olması gerekenden daha kısa sürede bitirilmesi istenen projelerde pek tabi kaliteden söz edemeyiz. Klasiktir ki kapsam ve bütçe sabitse zamanı kısarsak ortaya çıkan ürün talep sahibinin istekleri ile örtüşmeyecektir. Yada net olmayan talepler ile yapılan planlamalar ileride tekrar planlama yapmayı gerektirecektir.

Klişe bir diyalog;

  • Müşteri/Üst Yönetim: Projeyi çok uzun planlamışsınız (6 ay).
  • Analist/Proje Yöneticisi: Elimizdeki talep kapsamı ile olması gereken bu.
  • Müşteri/Üst Yönetim: Projeyi 2 ayda bitirelim.
  • Analist/PY: Israrınız üzerine proje planını buna göre revize ediyoruz.

[English]

It is a common stiuation that we faced through the project/portfolio planning cycles. We could not have quality products and product & customer demands could not be aligned because of reducing timeline. Furthermoe there will be more planning sessions because of insufficient scopes.

Cliche dialogue as below;

  • Customer/Executive Manager: Project timeline was planned extended period of time (6 months).
  • Analyst/Project Manager: Timeline is planned as it should be.
  • Customer/EM: Lets finish project in 2 months.
  • Analyst/PM: Project plan will be revised regarding your demand.

Three Basics of Quality

Quality does not only cover scope and meet customer’s demands but also what the customer experiences. Therefore below items are necessary for having Quality Product and/or Service as a result of smooth Going Live !

  • Scope and all tasks in WBS must be confirmed by customer.
  • Test scenarios must be clear and detailed.
  • All of unit and/or function tests must be completed.
  • All team members from IT and demand owner units should attend to UAT and other test cycles.
  • Clear and simple processes are basic elements for having a quality product according to project output.
  • Executive Management and Project Sponsor support are other important points.
  • Keyword during project management and SDLC processes is “Smooth Communication”.
  • Quality product and/or service should be provided by all stakeholders of project.
  • Three basics of Quality are Budget, Schedule and Scope as figured above graphic.
  • Today’s consumer has become increasingly demanding. They not only want high quality products but they also expect high quality customer service.

For more information: https://omurbenek.com/2016/11/02/hatasiz-gecis-olmaz-yoksa-olabilir-mi/

Attığımız Taş Ürküttüğümüz Kuşa Değecek mi?

“Attığımız Taş Ürküttüğümüz Kuşa Değecek mi?”

Son zamanlarda kullandığım etkili sorulardan biri. Tabii ki kullanım yeri ve zamanına göre faydaları var. Şöyle ki;

  • Ek gereksinimleri anlayabilmek ve buna göre talepleri öncelik sırasına alabilmek için,
  • Öncelikle bu soruyu projelerinize ek olarak istenen talebin sahibine sormalısınız,
  • Ayrıca Portföy Yönetiminde ilgili talebi değişiklik yönetim sürecine alabilmek,
  • Dahası şirketin stratejik hedeflerine katkısı olmayacak talep ve projeleri portföyünüzden önlemek,
  • Olumlu bir açıdan da boşa kaynak, zaman ve maliyet israfı yapmamak için.

Bu nedenle sorun, irdeleyin ve proje ve portföyünüze değer katın!

[English

“It’s More Trouble Than It’s Worth”

It is one of the best sentence that I use recently. Indeed there are advantages regarding it’s usage in timing and position. As follows;

  • Firstly you should ask to demand owner which one is additional to projects,
  • To define and prioritize additional demands,
  • Also to add demand to Change Management Process in Portfolio Management,
  • More importantly, to avoid demands & projects which are not aligned with strategical targets of company,
  • From a different point, to avoid waste of resource, time and money.

To sum up, Ask, Research and Add Value to Project&Porfolio!

Pulse Of The Profession Araştırması Çıktıları

PMI s 2018 Pulse Of The Profession.jpg

PM Network Mart 2018 sayısında yayınlanan “Pulse of the Profession” PMI Global araştırmasına göre bazı sonuçları paylaşmak istiyorum.

PMI bu araştırmasında Proje Şampiyonu olarak tanımladığı yüksek performanslı ve kapsam-bütçe-zaman üçgenine uyan şirketler ile düşük performanslı diğerleri arasında kıyaslamalar sunmakta. Şöyle ki;

  • Zayıf proje yönetim maliyeti % 9.9 olarak hesaplanmış ki bu oran oldukça önemli bir oran.
  • Şampiyon organizasyonlar diğerlerine oranla 21 kat daha az kötü yatırım yaparken projelerinin %80 ini hedeflenen bütçe, zaman ve kapsamda tamamlamakta.
  • Şampiyonların %30 agile %23 ü ise Hybrid yöntemlerle ilerlemekte.
  • Şampiyon organizasyonların büyük çoğunluğu proje yönetim eğitimlerine sahip olup proje yöneticileri için de kariyer yollarına sahip,
  • Ayrıca bu şampiyonların %80 inin PMO ya ve %72 sinin de şirket stratejileriyle örtüşen Kurumsal PMO lara sahip olduğunu belirtmek isterim.

Özet olarak;

Proje yönetim kültürünü yaymak ve uygulayabilmek için PMO lara sahip olmak kadar PMO ekiplerinizi etkin ve deneyimli (mümkünse sertifikalı) proje yöneticileri ile yönetmenin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor.

Makale ulaşmak için; PM Network – Pulse Of The Profession

#projectmanagement #PMP #PMO #ProjeYönetimi #Agile #Waterfall #Hybrid #PM #PMI

[English]

I want to share the some outcomes of an article named “Pulse of the Profession” that published in PM Network Magazine March 2018 issue by PMI.

PMI presents several discriminations between companies as project champions which have high performance according to scope-budget-schedule triangle and others. As follows;

  • Poor project management cost is estimated as %9.9 that important proportion.
  • While Champion organizations have 21x times less waste management comparing to others, they complete projects in %80 ratio with in targeted scope-budget and timeline.
  • %30 of Champions have agile methodology besides %23 of them have hybrid.
  • Most of the champions organizations have project management trainings and career paths for project managers.
  • I want to highlight that %80 of these champions have PMO and %72 of them have enterprise PMO which aligned with strategical targets of companies.

In conclusion,

It indicates that having PMOs to spread and perform project management culture as important as to manage projects with certified, experienced and active project managers in PMO.

Source Destination: PM Network – Pulse Of The Profession

Proje Yöneticisi & İş Analisti İş Birliği

Proje Yöneticisi ile İş Analisti iş birliğinin kazanımlarına bakacak olursak;

  1. Proje Yöneticisinin organizasyon, iletişim ve takip becerisi ile iş analistinin talep detaylandırma becerilerinin birleşmesi sağlanır,
  2. PMI metodolojisine uyum sağlanarak projenin kapsam, zaman ve maliyetlerine (üçlü sac ayağına) uygun olarak ilerlenmesi sağlanır,
  3. Proje yöneticisi, iş analistinin uğraşmak zorunda kaldığı müşteri ile temas ve talep netleştirme, gereksinimlerin anlamlandırılması ve risklere karşı önlemlerin alarak iş analistinin yükünü büyük ölçüde hafifletir,
  4. Bu sayede de İş analisti kaliteli bir talep alma ve sonrasında başarılı bir şekilde yazılım sürecini yönetirken Proje Yöneticisi de müşteri ile iletişimini kuvvetlendirir.
  5. Proje Yöneticisi yöneteceği değişiklik talep değerlendirme toplantıları ile etki analizini daha net görebilir ve yönetebilir,
  6. Proje yöneticisi projeyi daha etkin yönetirken, iş analisti de yönetim işlerinden sıyrılıp talep, yazılım, test ile bug çözüm süreçlerine odaklanır.
  7. Özet olarak, Proje Yöneticisi ve İş Analistinin iş birliği ve ve bir harmoni içerisinde çalışması ürünün kalitesinde artış ile müşteriye katma değeri olacaktır.

[English]

Lets have a look advantages of cooperation Project Manager (PM) & Business Analyst (BA):

  1. Soft skills of PM as Coordination, communication and follow-up and skills of BA as requirements are combined.
  2. Regarding to PMI methodology, Projects will be fit in scope, schedule and cost which I illustrate them as trivet.
  3. PM ease BA’s burden of several works as connection with customer and settlement requirements, prevention for risks.
  4. So Business Analyst focuses to request order and coordination of SDLC process while Project Manager focus to enrichment communication with customer.
  5. PM manage clearly affect analyse of changes via change advisory board meetings.
  6. While PM manages projects & programs effectively, Business Analyst focuses on requirements, development, testing and fixing issues processes.
  7. To sum up cooperation and working in a harmony of PM and BA will bring quality of products and great value to the customers.

Kaynak: https://omurbenek.com/2016/12/14/proje-yoneticisi-ile-is-analistinin-isbirligi-ve-kazanimlari/

 

Tips for Quality Management

Here are several tips for  managing quality of products during the project management cycles. Unfortunately most of project teams and executive managers focus timeline, scope and/or budget in order to focus on quality.

1- Adding customer value.

2- Efficiently providing products and services that meet or exceed customer expectations.

3- Continuously measuring the improvement of processes and services for customers.

4- Acting as promised and reporting failures.

5- Doing the right thing at the right time in the right way with the right people.

6- Ensuring customers come back and products do not.

7- Providing the best value to customers by improving routine daily activities.

8- Beyond delivering what the customer wants, anticipating what the customer will want when they know possibilites.

9- Delivering customer value across the organization through best-in class products and services.

10- Meeting and exceeding the expectations of clients and employees…

Tips For Organisations

Here are severals suggestions to strengthen the links between strategy and project/program & portfolio management, organisations and for all professionals:

  • Build a solution based and bottom-up processes of portfolio management structure that align with projects’ outcomes with organisational strategy,
  • Strengthen the portfolio management practices and continually improve the processes regarding the feedbacks,
  • Take responsibilities and ownership to deliver business value,
  • Increase the capability of PMOs not only for supporting but also managing effeciently to support the delivery of projects and programs,
  • Ensure that project managers have the exact skills, capabilities and experiences to adapt new business models and related projects,
  • Take more strategic approachs to talent management providing for the future by creating career paths and always develop their talents to ensure project deliveries and strategic outcomes,
  • Ensure the change management which is the most process of the project maangement according to the several surveys integrated with project management activities, efforts and other side effects.

 

Güzel Şeyler İçeriden Başlar…

Sevdiğim bir söz: Yumurta dışarıdan kırıldığında “Yaşam” sona ererken, içeriden bir güçle kırıldığında ise yeni bir “Yaşam” başlamakta… İşte aslında her tür değişim, gelişim ve ilerleme fırsatlarının ve bazen de sıfırı tüketip yeniden hayata başlamanın en güzel örneğidir bu. Ve bu nedenledir ki konfor alanını terk ederken de yeni denizlere yelken açarken de her fırsat “İçeriden” yani kendi benliğimizden gelen istekle ve güçle sağlanabilir. Sözün özü; gelişmek, büyümek, ilerlemek, yeni fikirler ortaya koymak ve üretmek istiyorsak öncelikle istek içimizden gelmeli. İmkansızlıklara değil imkanlara odaklanmalıyız. Elimizdeki fırsatların kıymetini bilmeliyiz…

[Eng.] It is valuable to share: If an egg is broken by an outside force, Life ends. If broken by an inside force, Life begins… It is a great instance for all kinds of improvements, changes, progresses and also starting from “Zero” point. Therefore every opportunities comes from “Inside” that means from our personality/Ego along the new seas and leaving the comfort zone. To sum up; If we want to improve, grow, product and have new ideas & projects firstly demand comes from us. We must focus on possibilities instead of impossibilites. We need to realize to worth of what we have…

10 Adımda Kurumsal İnovasyon Kültürünü Yaymak

İnovasyonu söylemesi basit ancak geliştirmesi ve uygulamaya alınması süreçleri ile bir o kadar zor çalışmalar bütünü olarak tanımlayabilirim. İnovasyon sadece ortaya yeni bir fikrin sürülmesi olarak düşünülmemeli. İnovatif bir fikrin ortaya çıkışı (kuluçka dönemi), ele alınarak değerlendirilmesi (fizibilite), hayata geçirilmesi için projelerin yürütülmesi (IT ve/veya iş birimlerinde), hayata geçirilen inovatif projenin varsa operasyonel işlerinin planlanması ve şirkete/topluma faydasının analizi çalışmaları kabaca tüm süreci anlatacaktır.

İnovasyon döngüsü olarak tanımlayabileceğim tüm bu süreçleri oluşturabilmek ve şirketlerde Kurumsal İnovasyon ortamlarının sağlanmasını iki kelime ile özetlemek gerekirse “Kültürel Değişim” en uygun kelimeler olacaktır.

Bu bilgilerin detaylarına sonra geleceğim ancak patent sayıları ve inovasyonda ülkemiz ve dünyadaki duruma istatistikler ve gelecek öngörüleri ile devam edelim…

 Ülkemiz dünyada patent başvurusu sıralamasında kategorize olarak alt grupta yer aldığı World Intellectual Property Organization ( WIPO ), WIPO Patent Report: Statistics on Worldwide Patent Activity raporuna göre ilk sıralardaki ülkeler (koyu renkli olan) Çin, Amerika ve Japonya. Ülkemiz için belki ilk patentler veya ilk kayıtların tutulduğu yıl 1963 olarak tespit ettim (Kaynaktaki linkten gittiğiniz sitede alt tabdaki çubuk üzerinde yıllara göre kaydırdığınızda siz de görebilirsiniz).

Dünyada her yıl yaklaşık 200 binden fazla patent başvurusu yapılmakta ve bazı şirketlerin (örneğin IBM, GE vb.) tek başına patent başvuru sayısı bir çok ülkenin toplam başvurusundan bile fazla.

Mevcut durum analizini çıkarmak için istatistiki bilgilere ve çıkarımlara devam edelim. En son kısımda her yazımda olduğu gibi ülkemiz, şirketlerimiz için kurumsal inovasyonu yaygınlaştırma adına önerilerimi sunacağım.

Boston Consulting Groups (BCG olarak anacağım) Most Innovative Companies 2018 araştırmasına göre ilk 50 şirket şöyle oluştu.

Sizin de dikkatinizi çekeceği üzere turizm ve ulaştırma şirketleri  büyük bir gelişim göstererek Airbnb, Uber ve SpaceX gibi firmalar listede kendilerine yer buldular. İlk 10 daki şirketlere baktığımızda ise 7 teknoloji üreten yada kullandıran şirket, 2 şirket E-ticaret şirketi (Biri Amerika’dan bir diğeri Çin’den) ve 1 diğeri ise ulaşım şirket şeklinde. Dikkat ederseniz aslında her sene bu listeye yeni girenlerin ve köklü şirketlerin bile inovasyon ve patentlerde gerilere düştüğünü gözlemleyebilirsiniz.

Ayrıca Dijitalin etkisini her alanda görmek de mümkün. Zira gene bu araştırmaya göre aşağıdaki 4 alanda şirketler inovasyonda daha sıkı takip etmekteler:

  1. Büyük Veri Analitiği
  2. Yeni Teknolojilere Hızlı Adaptasyon ve Uyum
  3. Mobil Ürünler ve Yetkinlikleri
  4. Dijital Tasarım

Aşağıdaki grafiklere baktığımızda ise inovasyon ve ürün geliştirme ile mevcut durumda odaklanılan ve gelecek 3-5 yıllık dönemde odaklanılması hedeflenen alanlar görülebilir. Bu konuda da başı yeni ürün üretimi, büyük veri analitiği, mobile ürünler çekmekte.

Peki şirketinizin inovasyon, araştırma geliştirme ve ürün geliştirme faaliyetlerinde öncelikli çalışmaları neler diye sorulduğunda alınan cevaplar ise şöyle olmuş:

  1. Ar&Ge adımlarının yalın olması
  2. Net hedeflerin belirlenmesi
  3. Doğru önceliklendirme ile portföy yönetimi
  4. Doğru talep ve kaynaklar ile kapasite yönetimi
  5. Doğru paydaşlar ile yönetim
  6. Net Çevik yaklaşımların planlanması
  7. Doğru ve gerekli kaynakları dış kaynak olarak alabilme
  8. Dijital süreçler

Peki tüm bu istatistikler ışığında şirketlerimizde ve dolayısı ile ülkemizde kurumsal inovasyonu yaymak için neler yapabileceğimizi vereceğim örneklerle açıklamak istiyorum.

  • Birinci Adım “Kabullenme“: İnovasyon faaliyetlerinin öncelikle şirketinizde ve sonrasında ülkemizde yaygınlaşması pek tabii ki kolay bir iş olmayacaktır.  Sonuçta hangi kültürü yaymak olursa olsun insanları konfor alanlarının dışına çekmek kolay bir iş değil. Dolayısı ile ilk aşamada bu gerçeği hepimizin kabullenmesi gerek.
  • İkinci Adım “Analiz Etme“: Kurum kültürü olarak inovatif fikirler ortaya koymak ve sonrasında bunları devreye almak konusunda hangi aşamada olduğunuzu analiz etmek olarak adlandırabilirim. Zira hangi proje yada çalışma olursa olsun bir işe başlamadan önce mevcutta ne durumda olduğunuzu bilmiyorsanız doğru hedefleri koyamayacağınızı bilmeniz önemli.
  • Üçüncü Adım “Hedef Koyma“: Elimizdeki verilere göre artık inovasyon kültürünü yaymak için belirli bir yol haritası çıkarmak ve bu aşamada yapılacak çalışmaları portföy yönetim mantığı çerçevesinde belirlemek önemli bir adım olacaktır.

  • Dördüncü Adım “Takım Oluşturma“: İster şirketinizde ister biriminizde olsun inovasyon ve hatta proje yönetim kültürünü yaymak istiyorsanız bu işleri koordine edecek ve fikir üretecek başarılı bir ekip kurmak en temel yapıtaşı. Zira süreçlerinizi istediğiniz kadar iyi belirleyin, hedeflerinizi en doğru şekilde koyun eğer soru sormayı bilen, hatta doğru soruları sormayı bilen, farklı fikirlere ve yeniliklere açık, sorgulayan/düşünen/düşündürten bir çalışma ortamı sağlarsanız işte o zaman işin büyük kısmını halletmişsinizdir demektir. Bu noktada dünyanın en çok iş başvurusu alan şirketleri (Google, Apple, Amazon vb.) düşünün. Bu şirketlerde çalışma için insanlar neden can atıyor ve neden mevcut işlerini -daha az para kazanmak pahasına dahi olsa- bırakıp geliyorlar?

  • Beşinci Adım “Kabuğunu Kırma“: Bu adımda çalışanlarınızın soru sorarak inovatif fikirler üretmesi için onları cesaretlendirme dönemi olarak adlandıralım. Bu dönemde onlara vereceğiniz çeşitli eğitim ve seminerler ve örnek kişi yada kurum başarıları önemli katkı sağlayacaktır.
  • Altıncı Adım “Fikirleri Toplama ve Değerlendirme“: Doğru adımlarla kurgulayacağınız fikir toplama sistemi üzerinden bu fikirleri öncelikle bir filtreden geçirmeniz değerlendirme komitesinin zamanını efektif kullanmasını sağlayacaktır. Topladığınız fikirleri de objektif ve işinin ehli bir değerlendirme komitesinin değerlendirmesine sokmak bu adımın önemli bir kısmını oluşturacaktır.
  • Yedinci Adım “Hayata Geçirme“: Peki elimizde 5 tane de olabilir 100 tanede ama belirli bir sayıda fikir var. Bu fikirler isterse 1 milyon tane olsun eğer hayata geçmez ve canlıya alınmaz ise ne size ne de şirkete bir katkısı olacaktır. İşte tam da bu noktada kendisi de başka bir kültür değişimi ihtiyacı duyan “Proje Yönetimi” imdadımıza yetişecektir. Fikirleri başarılı, zamanında ve bütçesiyle hayata geçirmek istiyorsanız o zaman sağlıklı bir proje yönetim süreci hayata geçirmelisiniz.
  • Sekizinci Adım “Kurumsal Faydayı Gösterme“: Ortaya çıkan ürünün şirkete olan faydasının izlenmesi ve raporlanması da genelde atlanan ama önemli bir adımıdır. Zira siz ortaya ya rakibinizi geçmek, ya maliyetleri kısmak için proje yapıyorsunuz. Eğer o ürün sayesinde rakip firmadan % kaç pazar payı kaptığınızı ya da kaç milyon TL tasarruf yaptığınızı ölçümleyemiyorsanız orada bir sorun var demektir.

  • Dokuzuncu Adım “Süreklilik“: Genellikle birçok şirketin özellikle başarılı ve büyük kurumsal şirketlerin göz ardı ettiği bir süreçtir Süreklilik. Ben buna zirve sarhoşluğu diyorum. Örneğin Kodak. Kendisi bundan çok değil sadece 15 yıl önce fotoğrafçılık alanında bir numaradaki makine idi. Ancak hatırlarsınız 2000 li yılların başından itibaren dijital fotoğrafçılığın artması ile teknolojik dönüşüm şart oldu. (Bu arada benim de ilk dijital fotoğraf makinem Üniversitede İngilizce Makale Yazma Yarışması ödül parası ile aldığım oldukça büyük bir Kodak idi). Fakat Kodak bu dijital dönüşümün devamını getiremedi ve rakiplerinin oldukça gerisinde kalarak sektörden silindi. Benzer şekilde aynı yıllarda benzer sonu yaşayan Nokia gibi. Gerçi sonrasında Microsoft satın alarak canladırmaya çalıştı ama artık iş işten geçişti bir kere.
  • Onuncu Adım “Ödül/Kutlama“: Pek tabii ki son adım inovatif fikir ortaya koyan innovator kişileri ödüllendirmek. Bu kişileri bir madde ile (para, altın vb.) ödüllendirmek yerine bir tatil, yurtdışında bir eğitim (belki de inovasyon yada girişimcilik eğitimi), yurtiçi veya yurdışında dil eğitimi yada yüksek lisans eğitimleri gibi seçeneklerle ödülünü kendisinin seçmesini sağlamak olmalı. Bu tür eğitim ödülleri inovatif kişileri alacakları paradan çok daha mutlu edecektir.

Hem şirketlerimizde hem ülkemizde inovasyon ve proje yönetim kültürünün yaygınlaşması dileği ile…

İstatistik Kaynakları:

http://image-src.bcg.com/Images/BCG-Most-Innovative-Companies-Jan-2018_tcm9-180700.pdf

http://uis.unesco.org/sites/default/files/documents/ip37-summary-report-of-the-2015-uis-innovation-data-collection-2017-en.pdf

https://www2.deloitte.com/us/en/pages/tax/articles/global-survey-of-investment-and-innovation-incentives.html

https://data.worldbank.org/indicator/IP.PAT.RESD?end=2016&start=2016&view=map

 

En İyi Referanslarınız…

İş hayatınızda referansları etrafınızda aramanıza gerek yok.

Sizin için en iyi referanslar;

  1. Sergilediğiniz karakteriniz/kişiliğiniz,
  2. İş ahlakınız,
  3. Bilgi ve deneyim/tecrübeleriniz olacaktır.

Hangi işi yapıyorsanız yapın en zor ve en stresli anlardaki duruşunuz, size verilen yetki ve gücü en doğru şekilde kullanabilmeniz, bilgi ve deneyimlerinizi işinize yansıtıp paylaşabildiğiniz derecede değerlisiniz demektir…

[Eng.]

In business life, references are very close to you.

Best of them as below;

  1. Your Personality/Character,
  2. Professional Ethics,
  3. Knowledge and Experiences.

You are valuable as well as your attitude towards to the hard and stressful times, using authority and power correctly what you have, sharing your knowledge and experiences to your colleagues…

Değişim ve Dönüşüm Şart

Değişim ve dönüşüm her ortamda her sektörde kendini hissettiriyor. Hem yönetimsel hem de iş süreçleri, operasyonel ve/veya proje yönetiminde değişimi yakalayamanlar ilerlemeyi bırakın sahneden inmek durumunda kalıyor. Örnek için çok eskiye gitmeye gerek yok: Kodak, Nokia, Blackberry (RIM) etc.

Artık bazı tanımları yeniden yazmak ve uygulamak zamanı. Şirketlerin asli hedefi kar ve para kazanmak olsa da “Hedef ve amaç” kilit kelimeler. Organizasyonlar hiyerarşik yapıdan herkesin eşit veya yakın seviyede olduğu network ekiplerine evriliyor. Yöneticiler artık mikrokontrol yönetimden motive etme, yönlendirme ve liderlik ermeye yöneliyor, yönelmeli. Hata yapmaya izin veren yapılar ile planlamalar daha sağlıklı yapılırken açık ve şeffaf bir porföy yönetimi ile müşteri (işbirimi) yönetimi de kolaylaşmakta…

[Eng.] Transformation has an influence on every areas. The companies and/or organisations come off the stage who could not catch the transformations of management, business processes, operational or project management. Here are several examples in recent past: Kodak, Nokia, Blackberry (RIM) etc.

Perhaps it is time to redefine the terms. Although the companies’ first aim to gain more money and have a good profit the most important keywords are target and aim. Organisations have started to change to network chart in spite of hierarchy. At the end managers have started to change their management style from micromanagement to empowering and leadership. Project planning is realistic if you give a chance to make a mistake. Customer (product owner or business teams) management is easier due to transparent portfolio management.

Kaynak: https://lnkd.in/d777cbe

Boşlukları Doldurmak…

Hayatta her zaman sorun gideren, çözüm yolu öneren yani bir boşluğu dolduran olun ki değeriniz bilinmese dahi en azından içiniz rahat olsun…

Please try to be a person who solve problems, suggest a solution in other words to fill a gap which feel comfortable at least despite not to appreciate to value of you…

 

Sahaya İnmek Gerek

Masasında oturmayıp sahaya giden, işleyen makinenin nasıl çalıştığını gören, anlayan ve sorunlara da çözümler üreten yönetici ve çalışan en büyük faydayı getirendir.  Atalarımız “Makinenin sesini çalışanından önce duymayan patrondan hayır gelmez.” diye boşuna dememişler olsa gerek. Artık devir uzaktan değil yakından yönetme devri.  İşte o zaman katma değeri hem kendinize hem çalışanlarınıza hem de şirketinize sağlarsınız…

Manager and/or employee give the most benefit who investigate the running of machines and generate solutions for the problems in contrast to sit at the table. Our ancestor said that “There is not any prosperity from the boss who could not hear the voice of machine before the employee.” Now age is to manage closely instead of managing  remotely. Therefore you can provide value and efficieny to you, your team members and your company.

2018’e 2017’den Bakabilmek…

Evet bir koca yılı daha bitirmeye yaklaştığımız şu günlerde hepimiz farklı uğraşlar içinde oluyoruz. Kimimiz yitip giden bir yılın daha arkasından bakıyor, kimimiz yılbaşı akşamı için planlar yaparken kimimiz de gelecek yıldan beklediklerini düşünmeye başlamış durumda. Ancak önemli bir şey daha var ki geride bıraktığımız 365 günün hızlıca bir değerlendirmesini yapmak, hem iş hem de özel hayatımızda nerelerde doğru nerelerde yanlışlar yaptığımızı düşünmek ve bunlardan gerekli dersleri çıkarmak olmalı diye düşünüyorum…

Biraz daha detayda her birimizden iş veya özel hayatta her şeyi doğru yapılmasını beklenmesi de pek adil ve doğru olmayacaktır. İlla ki doğru yaptığımızı sandığımız veya bazen de bilerek doğrulardan kaçındığımız anlar olmuştur.

İş hayatına yoğunlaşırsak, bu geçen bir yıl içinde çok detaya girmeden hangi proje veya işlerde yer aldığınızı, hangi kişilerle daha çok etkileşimde olduğunuzu (dikkat edin herkes yerine daha çok etkileşimde olduklarınız) düşünmenizi istiyorum. İşte bu kişilerle olan ilişkilerinizde, yaptığınız işlerde bir yanlış var mı veya yaptığınızı düşündüğünüz doğrular var mı?

Bu etkileşimler, doğru veya yanlışlar bizim öz değerlendirmemiz için en önemli girdiler olacaktır. İşte bu verileri anlamlandırabilmek işleyebilmek ve sonuçta bize faydalı bir çıktı üretmek hedefimiz. Haydi işe koyulalım…

Örneğin;

  • Yürüttüğünüz projede her şey yolunda iken sergilediğiniz tavır ile her şey sorunlu iken gösterdiğiniz sabır ve tavır aynı mı? – Bu soruyu çok seviyorum🙂
    • Her şey yolunda giderken herkes aynı tavrı gösterebilir ama sorunlar baş gösterdiğinde aynı sabrı herkes gösteremez ! Bu konuda iddialıyım ve not edin lütfen. Çok az insan karşısında çıkan sorunlara ve baskıya dayanabilecek ve o durumda bile sabırlı ve profesyonel yaklaşımı gösterecek iradeye sahiptir ve işte o kişiler bir yönetici değil aslında liderdir !
    • Bu sabrı gösteren kişinin etrafında tüm çalışanlar birleşir, onunla çalışmak ister onun ekibinde yer alır ve işlerini canla başla yapar.
    • Ama bir de tam tersini düşünün, öyle yöneticiler olabilir ki sorunlu ortamı bırakın normal ortamlarda her şey yolunda iken bile profesyonel tavır sergileyemeyebilirler. Bu tarz yöneticilerle çalışma durumunda olanların yaklaşımlarının nasıl olacağını az çok tahmin edebiliyorsunuz sanırım. Ekibinden personellerin ayrılmaya başladığı tüm yöneticiler şapkayı önüne koyup düşünmelidirler.
    • Zor zamanlarda sabır gösteremeyip, suçu başkasında arayan (kendisi suçlu olsa dahi), ekibini negatif yönde zorlayan ve desteklemeyen, motive edemeyen veya bunun için çaba harcamayan kişilerin ekibinde doğal olarak kimse çalışmak istemeyecektir.

  • Şimdi gelelim başka bir örnek duruma;
    • Çalıştığınız işe veya projeye gerçekten gereken önemi verdiniz mi? 
    • Yani işe ayırdığınız vakti verimli geçirip işin sonuçlanması için var gücünüzle çalıştınız mı? Eğer sizin aşan bir konu varsa bunu üst yöneticilerinize eskale ettiniz mi?
    • Tabi ki iş sadece eskale etmekle bitmiyor bu işin tamamlanması ve sonuçlanması için de yakın takip ve ilgi gerekiyor. Emin olun ki gerekli ilgi gösterilmeyen hiç bir iş veya projeden istenen kaliteli ürünün çıkması mümkün değildir. Bu hangi alan veya sektörde olursa olsun, ortaya çıkarılan bir ürün veya hizmet olsun hiç fark etmez.
    • Eğer iş zamanında verilmesi gereken ilgi ve alaka burada gösterilmezse kendinize ve ailenize ayıracağınız zamandan çalacaktır. Eğer tabi gösterdiğiniz her türlü ilgi ve özene rağmen de size ve ailenize zaman kalmıyorsa o zaman orada başka türlü sorunlar aramak gerek (İnsan Kaynağı eksiği, yanlış proje kapsam ve zaman planlaması vb. gibi).
  • Özel hayatta veya iş yaşamında etkileşimde bulunduğunuz durumlara bakacak olursak;
    • Örneğin özeli hayatınızdaki kişilerle yaşayabileceğiniz sorunlar, problemler mutlaka olacaktır. Hayatımızda hiç bir şey güllük gülistanlık değildir. Zaten çekilen yol biraz çileli olsun ki sonunda ulaşacağımız sonuç anlamlı olsun.
    • En yakın dostunuz, eşiniz veya partnerinizle bir sorununuz çıktığında en önemli nokta bu sorunu kabul edip karşılamak ve sonrasında da bunu çözüme ulaştırma çabanız çok önemli.
    • Genellikle ikili ilişkilerde yaşanılan en önemli sorun insanların birbirini anlamak için değil, karşısındakine cevap verebilmek için dinliyor olmasıdır – Bu söz de gerçeklik payı nedeniyle hoşuma gittiğini belirtmem lazım🙂
    • Maalesef çoğu kişi karşısındaki daha konuşurken kendini savunabilecek argümanları düşünmeye başlamıştır bile. Dolayısıyla tahmin edebileceğiniz gibi ortaya müthiş bir “İletişim ve Empati Eksiliği” ortaya çıkmakta.
    • Bu sorunu aşmak tabi ki kişisel gelişimden geçiyor. Ancak kişisel gelişim denince akla ilk gelen bu alanda yazılmış olan Bir milyonuncu kitap aklınıza gelmesin ! Bu alanda o kadar çok kitap yazıldı ki bir noktadan sonra ipin ucu kaçtı ve ticari amaca döndüğünü düşünüyorum.
    • Bu sorunun çözümü tabi ki kişisel değerlendirme, kişisel eleştiriye açık olmak ve bu alanda kendini geliştirmeye çalışmaktır. Kitaplara karşı olduğum anlamı çıkmasın ama en önemli faydanın içten gelen bir çaba ile olacağı yönünde. Eğer bu çabalara rağmen halen düzelme olmadığını düşünüyor ve etraftan bu şekilde geri bildirim alıyorsanız o zaman kalan en iyi çara bire bir destek almak olabilir. (Yaşam koçu, kişisel gelişim uzmanı desteği ve hatta psikolojik destek almak gibi).
    • Bu tarz alınan desteklerin önemli olduğunu düşünüyorum. Hem iş hem özel hayatınız için. Ancak sonuç sadece bu desteği almakla bitmiyor. Sonuç ancak kişinin çabası ile mümkündür. Yaşam koçunun söylediği bir kulağınızdan girip diğerinden çıkıyor ve siz gene bildiğinizi uyguluyorsanız havanda su dövüyorsunuz demektir ! Lütfen biraz daha fazla çaba ve ilgi!

Not: Yaşamınız ve 2018 yılı da yukarıdaki fotoğraftaki gibi “Nimet Abla” dan aldığınız milli piyango çıkma şansına bağlı olmasın. Bu arada piyango almaya giderken ölme riskiniz, piyangoda büyük ikramiye kazanma şansınızdan daha fazla olduğunu unutmayın🙂

Konuyu daha fazla dağıtmadan burada bahsetmeye çalıştığım örnek durumlar çok sık karşılaştığımız davranışlar. Bunları arttırmak çeşitlendirmek mümkün. Çok daha fazla olay, sorun, çözüm ve davranış ile karşı karşıya kalıyoruz. Hem de her gün ! İllaha ki bu durumlar yüz yüze olmak zorunda değil. Yazılı olarak maillerde, sosyal kanallarda vb. karşımıza çıkabiliyor. Burada takınacağınız tavrı 2 kere daha düşünmekte fayda var. Zira,

  1. Yazılı olan tavır veya tepkinin karşı tarafta aynı şekilde anlaşılmama ihtimali bulunduğunu unutmayın !
  2. Genelde anlatmak istediğiniz ile karşınızdakinin anlayacağı arasında farklar oluyor.
  3. Ayrıca yazılı olan her şeyin asla silinemeyeceğini (siz kendi mailiniz silebilirsiniz ama mail karşı tarafa gitmiştir bile) unutmayın !

İşte 2017 yılında karşılaştığımız her türlü soruna, probleme karşı nasıl çözümler geliştirdiğinizi bir kez daha düşünmenizi istiyorum. Hatta bunun için bir excelde matris bile oluşturabilirsiniz. Örneğin aşağıdaki matris size bir fikir verebilir. Tamamen kurguladığım bir durumu analiz ederek bana karşımdakine ve çevreme olan etkisini analiz etmeye çalıştım.

Örnek Feedback

İşte böyle 2017 yılında yaşadığınız kayda değer önemli olayları çıkarıp analiz edebilirsiniz. Bu çalışmanın çok büyük faydasını göreceğinize eminim. İnşallah 2018 yılının daha az sorunlu, her şeyin yolunda gittiği sağlık, huzur ve mutluluğun hep sizinle olduğu bir yıl olur…

Sevgi ve saygılarımla…

Liderlik vs. Yöneticilik

Son yılların klişe ve mottosu “Her Yönetici Lider değildir” ve “Lider olunmaz doğulur.” şeklinde olsa da HBR ve araştırmalar/deneyimler bunun tersi olabileceğini söylüyor.

Bazı kıssadan hisseler:

  • Kendini lider sananlar aslında klasik amir/yönetici modunun dışına çıkamıyorlar.
  • Verilen görev yada koltuğun etkisi ile lider olunmaz.
  • Liderlik genel kanının aksine sonradan öğrenilebiliyor. Bunun için de kendinizi entelektüel, sosyal ve kurumsal boyutlarda geliştirmeniz gerek.
  • Liderler sadece yönetim katında değil onlar her yerde belki de yanı başınızda.
  • Belki de en önemlisi, lider kişiler sadece konuşan değil aynı zamanda dinleyenlerdir.
  • Benden de ekleme gelsin; Liderler çevresindeki insana yorum imkanı da bırakır, dinler ve anlam katmaya çalışır.

Kariyer hayatınız hangi kulvar veya hangi pozisyonda olursa olsun kendinizin, işinizin ve çevrenizin lideri olmak elinizde… 

Kaynak: Harward Business Review – Yöneticinin El Kitabı (Liderleri Öne Çıkaran 17 Beceri)

PMI-TR Proje Yönetim Dünyası Dergisi Aralık Sayısı Yayında / December Issue Of The Project Management World Magazine Has Been Published

PMI-TR Chapter olarak üç ayda bir yayınlamakta olduğumuz Proje Yönetim Dünyası Dergisi’nin son sayısı olan Aralık 2017 sayısı zengin içeriği ve röportajlarıyla karşınızda.

Faydalı olması dileklerimizle okumanız için sunarım…

Dergiye aşağıdaki linke tıklayarak ulaşabilirsiniz.

bit.ly/pmidergiaralik2017

Ayrıca dergimizin önceki sayılarına ulaşmak için de aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.

http://www.pmi.org.tr/dergiler/

[Eng] As PMI-TR Chapter, We want to introduce December issue of “The World Of Project Management” magazine which published in every three months.

Wish you enjoyable and helpful interviews and articles…

Kindly find below link to reach the magazine…

bit.ly/pmidergiaralik2017

Kindly find below link to reach all of the magazines…

http://www.pmi.org.tr/dergiler/