CRM - Müşteri Yönetimi, Kişisel Gelişim, Mühendislik, Pazarlama, Performans, PMP, Portföy Yönetimi, Program Yönetimi, Proje Yönetimi, Satış, Strateji ve İş Geliştirme, Teknoloji, İK - HR

Ludizm Hareketi Halen Devam Ediyor mu?

Ludizm yada Luddistleri duydunuz mu?

Ludizm’in isim babası Ned Ludd’dur. Hareket 1811’de Nottingham kasabasında başladı. İşçilerin otomasyonla işlerini tehdit ettiklerini hissettikleri Endüstri Devrimi’nin zirvesinde kuruldu. Kaygıları, birden fazla tekstil makinesini imha etmelerine ve yaygın protesto gösterileri düzenlemelerine neden oldu. İngiliz hükümeti sert tepki gösterdi, endüstriyel sabotajı bir sermaye suçu haline getirdi ve bir noktada binlerce taraftarla oldukça büyük olan hareketin belirgin rakamlarını mahkum etti.

Luddite Hareketi olarak tarihe geçen bu ayaklanmayı günümüze uyarlarsak “teknoloji düşmanlığı” olarak çevirebiliriz sanırım.

Öncelikle bu hareketin ortaya çıkma sebeplerine bakmak lazım:

  • Olaylar Buhar makinesinin bulunuşu olan 1765 yılından yaklaşık yarım yüzyıl sonra İngiltere’de geçiyor.
  • 2. Sanayi Devrimine de henüz bir 50 yıl daha varken fabrikalarda makinaların kullanımı artmaya başlamış.
  • Sanayi devrimlerindeki en önemli aşama olan yüksek çıktı yani verim konusundaki atılımın ise elektriğin fabrikalarda yaygınlaşması ile 2. Sanayi devriminde olduğunu unutmamak gerek.

Bu bilgiler ışığında gözümüzde canlandıracak olursak:

  • 1800 lü yılların başında İngiltere’de hem çevresel hem de teknolojik anlamda önemli değişikliklerin yaşandığı,
  • Buhar makinelerinin (elektrikten hemen önce) fabrikalarda yoğun olarak kullanıldığı bir dönem,
  • Tüm bu çevresel ve teknolojik değişimlerle beraber işletme yönetimi anlamında aktif bir coğrafya.

Böyle bir dönemde cereyan eden Luddite hareketi nispeten kısa olarak 1811 ve 1813 yılları arasında yaşanmış olmakta beraber gerçekliği önemli ölçüde rivayet edilir. Ludd 1770’lerin sonunda bir eve girer ve içeride bulunan yeni keşfedilmiş dokuma makinalarını parçalamaya başlar. Zira bu aletler pek çok tekstil işçisinin işlerini kaybetmesine yol açmıştır. Bu olay gerçekten yaşanmış olmasa dahi ”Ned Ludd did it” yani ”Ned Yapmıştır” sözü ne zaman son teknoloji ürünler hasara uğramış olsa İngiliz toplumunda söylenen bir deyim haline gelmiştir.

Peki günümüze dönecek olursak teknolojik ve çevresel dönüşümlerin yetişemediğimiz bir hızda yaşandığı bu dönemde de bir çok insan yakın gelecekte işlerini kaybetmekten korkuyor. Elbette bu konuda insanlardan bir Luddite hareketini bilgisayarları yada robotları parçalamasını beklemek abes olabilir. Ancak modern çağ olan günümüzde Ludizm hareketi bir çok olayda atıf almaya devam etmektedir.

Örneğin daha güncel bir olay olarak ki Netflix tarafından bir mini dizi haline de getirilen Harvard Mezunu bir terorist olan Ted Kaczynski’yi anlatan “Unabomber” ile görmek mümkün. Ted hızla gelişen teknolojinin insan hayatına ve geleceğine zarar verdiğine kafayı takmış ve bu konuta bir manifesto yayınlayacak hale gelmiştir. Kendini tamamen normal hayattan soyutlayıp ormanda yaşamaya başlamış ancak ses getiren eylemlerini de hedeflediği bazı kişilere bombalı paketler göndererek yapmıştır. İlk eylemleri de üniversitelere olduğu için ismi U

Modern çağlarda Ludizm bir çok olayda atıfta bulunulan ya da referans gösterilen bir kavram haline gelmiştir. Öyleki Harvard mezunu ve doktoralı bir terörist Ted Kaczynski namı diğer ”Unabomber” 1978-1995 yılları arasındaki bombalı saldırılarında bilim adamlarını hedef almış ve basın tarafından çağdaş Ludist olarak tanımlanmıştır. Modern teknolojiyle uğraşan insanları hedef alan ülke çapında bir dizi bombalama eylemi düzenleyerek bir devrim başlatmak amacıyla üç kişiyi öldürdü ve 23 kişiyi yaraladı. Bu çabayla bağlantılı olarak, doğa merkezli bir anarşizm biçimini savunurken sanayileşmeye karşı bir toplumsal eleştiri yayınladı

Ludizm’e geri dönecek olursak  ideolojisinin temelinde, teknolojinin insanları maddi ve manevi kayıplara uğratacağı endişesi vardır.

Günümüzde de bu konuda korkan ve endişe eden çalışanlar olduğunu düşünürsek özellikle değişim ve gelişime karşı başta kendimizden olmak üzere değişime ayak uydurmak en akıllı çözüm olarak görülebilir.

WEF Dünya Ekonomik Forumu tarafından Ekim 2020 de yayınlanan Geleceğin Meslekleri araştırmasında da belirtildiği üzere bazı mesleklerin popülaritesi artarken bazılarının ise düşecek. Popülaritesi düşen yada artık robotlar tarafından icra edilecek bu işler yerine ise yepyeni iş kollarının açılacağı öngörülmektedir. Dolayısı ile sistem kendini dengelemeye devam edecek ve açılacak yeni iş kolları ve meslekler yeni fırsatlar yaratmayı sağlayacaktır.

2025 yılına kadar, araştırma yapılmış olan 26 ülkedeki 15 sektörde insanlar ve otomasyon/makineler arasındaki yeni oluşacak iş paylaşımları nedeniyle orta ve büyük işletmelerde 85 milyon işi kesintiye uğratacak.

İşyerinde otomasyon ve dijitalleşme arttıkça talepte veri girişi, muhasebe ve idari destek gibi alanlardaki roller azalmaktadır. Şirket yöneticilerinin % 80’inden fazlası iş süreçlerini dijitalleştirme ve yeni teknolojileri devreye alma planlarını hızlandırdı. 2025 yılına kadar, işverenler işi insan ve makineler arasında eşit olarak paylaştıracak. Makineler öncelikle bilgi ve veri işlemeye, idari görevlere ve beyaz ve mavi yakalı pozisyonlar için rutin manuel işlere odaklanacaktır. Rapordaki vurucu verilerden biri de önceki yılların aksine, yeni işlerin oluşturulması yavaşlarken, mevcut işlerin yok edilmesi süreci hızlanmaktadır.

Yaşanan ekonomik gerilemeye rağmen, çoğu işveren işgücünü yeniden vasıflandırmanın değerini kabul etmekte ve ankete katılan işverenlerin ortalama % 66’sı, bir yıl içinde mevcut çalışanların vasıflarını artırma ve buna yönelik bir yatırım planlamaktadır.

Sayın Zahidi, “Gelecekte, en rekabetçi işletmelerin insan sermayelerine – çalışanlarının becerilerine ve yetkinliklerine – yoğun şekilde yatırım yapan şirketler olduğunu göreceğiz.”

Mesleklerin Geleceği

İşlerin Geleceği raporu, geleceğin işlerini ve becerilerini haritalandırarak değişimin hızını izlemektedir. Toplam 8 milyon çalışan istihdam eden yaklaşık 300 küresel şirketi temsil eden kıdemli iş liderleri ile insan kaynakları ve strateji şeflerinin 2025 yılına kadarki işgücü planlamasını ve nicel projeksiyonlarını sunan rapor aynı zamanda Dünya Ekonomik Forumu yönetici ve uzman topluluklarının geniş bir yelpazesinin uzmanlığından yararlanmaktadır. Rapor, zamanımızın en önemli zorluklarından birine ışık tutmak için yenilikçi yeni ölçütler sağlayan LinkedIn, Coursera, ADP ve FutureFit.AI verilerini içermektedir.

 Kaynak: Dünya Ekonomik Forumu

Tüm bu bilgiler ışığında değişimin bu denli hızlı yaşandığı günümüzde değişime ayak uydurabilen ve çevik olabilen, kendini ve organizasyonu geliştiren kültür, iş sürekliliği ve dayanıklılığı önemseyen ve stratejik hareket için gerekli çalışmaları yürüten organizasyonlar ve devletlerin geleceğe daha güvenle bakması mümkün olacaktır. Bu kişisel yetkinliklerin de kazanılması da bireysel olarak kendimize sağlayacağımız en büyük yatırım olacaktır. Ama en önemlisi de geleceğe yaşanabilir bir dünya bırakabilmek için Yeşil Çevre ve Yeşil Ekonomi kavramlarının yaygınlaşması ve bu konuda adımların da atılması olacaktır.

Geleceğe şimdiden hazırlıklı olmak dileğiyle…

Not: Raporu incelemek isteyenler için ingilizce versiyonu şu adresten alınabilir:

http://www3.weforum.org/docs/WEF_Future_of_Jobs_2020.pdf

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.