Biz Bitti Demeden Bitmez ?!

bizbittidemedenbitmez

Bu senenin en klişe sözünden biridir sanırım “Biz Bitti Demeden Bitmez” sözü. Özellikle Euro 2016 şampiyonasında daha da bir popüler oldu.

Bu sözü milli takım performansından ziyade iş dünyasında yaşadıklarımıza indirgemek ve biraz da irdelemek istiyorum. Zira futbol ve performansımız hakkında her ne kadar herkes gibi bizim de fikirlerimiz olsa da bunu işin uzmanlarına bırakmak en doğrusu olacaktır diye düşünüyorum:)

Evet kabul etmek lazım çok iddialı bir söz “Biz bitti demeden bitmez.” Hem karşınızda bir rakip varsa onu korkutmanızı ve gözdağı vermenizi sağladığı gibi sizi de bir hayli motive ederek hedefe odaklanmanızı sağlayabilir. Ancak kullanımı boş ve zamansız olmamak kaydıyla. Yani takım halinde çalışmayıp, tabiri caizse ağustos böcekleri gibi bir şey yapmayıp nasıl olsa biz bitti demeden bitmeyecek modunda olursanız kabul edelim her şey size sorulmadan bitecektir. Hem de sizin lehinize bir şekilde buna emin olabilirsiniz…

İş hayatımızda kimse bireysel bir iş yapmıyor artık. Bireysel olarak yapılan işleri sanatkarlar, zanaatkarlar dışında kimse yapmıyor. Bunun dışında hangi sektörde hangi işi yapıyor olursanız olun bir ekiple veya en azından tedarikçilerle çalışmak zorundasınız. İster esnaf olun, ister eğitimci olun veya yönetici olun fark etmez. Sonuç olarak insanlar sürekli olarak temas halindesiniz ve ortak işler yapmaktasınız.

Bu işleri yürütebilmek için de ekip oluşturmak, harmoni içinde işlerin sürekliliğini sağlamak ve hatta bu da yeterli değil ki takım olarak proje hedeflerine doğru bir şekilde ulaşabilmek önemli. Yani sizden beklentiler oldukça yüksek ! İster ekibe yeni dahil olmuş olan bir çaylak olun isterseniz ekibi yöneten deneyimli bir yönetici veya lider. Lider olarak tabi ki üzerinizdeki yük çok daha fazla olacaktır. Ancak zaten sizden de istenen bu değil midir? Yani lider vasıflarınız olduğu için siz bu seviyeye uygun görüldünüz. Bu nedenlerle bu pozisyonunun hakkını vermek gerek !

Bu klişe sözün artıları ve eksileri oldukça çok bana göre. Önce bir artılarına bakalım:

  • Lider olarak ekibi motive etmek için kullanabilirsiniz.
  • Ekibi ve üyelerini hedefe doğru motvie edecektir.
  • Ekip üyelerinin kendine güvenmelerini sağlar.
  • Hedefe ulaşmayı engelleyecek olumsuzlukların göz ardı edilmesini sağlar.
  • Dosta güven düşmana korku salar:)

Peki gelelim olumsuzluklarına. Bu sözün negatif etkisi mi olur dediğinizi duyar gibiyim. Evet olur şöyle ki;

  • Bu sözün fazla söylenmesi ekip üyelerinde aşırı EGO yüklemesi yapar ki bu olumsuzdur.
  • EGO ile yüklenen çalışan veya takım oyuncusu her yaptığı işi doğru zanneder.
  • Hata yaptığında hatasını kabullenmez, hatasını düzeltmez ve kendini geliştirmez.
  • Proje hedefine kült bu sözle ekibi ateşleyemezsiniz.
  • Sizi destekleyenleri ve sponsorlarınızı da sadece bu sözle bir süre idare edebilirsiniz.
  • Ancak eninde sonunda en azından porjeden çıkarı olan kişilere ve sponsorlarınıza mantıklı açıklamalar yapmak durumundasınız.
  • Lider olarak sizin de eksi yönlerinizi görmenizi engeller.

Peki bu büyük turnuvaya malum gelişimizde son dakikada –şans eseri- olmuştu. 2008 deki muhteşem son dakika dönüşlerimizden sonra 2010, 2012 ve 2014 deki uluslararası turnuvalarda nedense bu kurtarışlarımız yoktu! Ancak 2016 elemelerinde ve turnuvada bizi tekrar son dakika heyecanları sardı.

Aslında biz millet olarak ve ortak yapımız olarak kabul etmek lazım gelir ki, bir çok işimizi son dakikaya bırakmayı seven bir milletiz. Bunun nedenleri apayrı bir yazı konusu belki ama genel olarak çabuk rehavete kapılan ve yumurta kapıya dayanmadan işe asılmayan bir milletiz. Bunu aşağıdaki tasvir de güzel özetliyor aslında:)

Bu tezimi destekleyen ve aklıma ilk gelen çok sık kullandığımız terimler de şu şekilde:

  • Hallederiz abi
  • İnşallah, Hayırlısı (Hayırlısına bırakmak tabi ki iyi bir şey ama çalışmadan bırakmamak lazım)
  • Şu işi bir halledelim hele bakarız
  • Gün ola harman ola
  • Her şeyin zamanı var abi
  • Biz bitti demeden bitmez…

Peki bu söz ve etkisinden kurtulma yolları neler bunlara bakalım;

  • İşi sözlere ve boş vaatlere bırakmayın.
  • Ekibi ve performansını sürekli ve yakın takip edin.
  • Ekibin harmonisini bozan kişi veya olaylar varsa bunları hemen çözümleyin.
  • Prim, görev dağılımı, ekstra mesai gibi kişilerin çalışma performansını doğrudan etkileyen sorunlara anında çözüm bulun.
  • Duygusallığa değil sayısal verilere önem verin.
  • Kişisel ve ekip performans değerleri sizin için klavuz olacaktır.
  • Rakiplerinizi küçümsemeyin.
  • Rakiplerinizi sürekli olarak takip edin ve raporlar hazırlatın.
  • Gerektiğinde sert olun ama dozunu kaçırmayın.
  • Yönetimde adil ve şeffaf olun.
  • En önemlisi ekip üyeleriniz size güvensin.
  • Değişikliklere açık olun.
  • Bir lider olarak siz de ekibinizden lider yetiştirebilirmelisiniz.
  • Gerektiğinde ve zamanı geldiğini hissettiğinizde ekibinize başka lider bulunmasına hizmet edin…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s