Güncel, Proje Yönetimi

Kendi Yolunuzu Çizin ! (My Way-Tuttuğum Yol)

TwoWayStreets_2

Açıkçası bu yazımı yazarken efsane şarkıcı Frank Sinatra’ nın meşhur “My Way – Tuttuğum Yol” şarkısından esinlendiğimi söylemeliyim. Şarkının sözleri o kadar anlamlı ki hayatımızda karşımıza çıkabilecek tüm zorluklara göğüs gerebilen bir adamın şarkıdaki itirafından esinlenmemek mümkün değildi…

Şarkının sözlerine bakacak olursak:

My waybenim tarzım ( tuttuğum yol)
And now, the end is here  – Ve şimdi son burada , son geldi
And so I face the final curtain  – Ve bu yüzden final perdesiyle yüz yüze geldim
My friend, I`ll say it clear  – Arkadaşım ki ben ona sevgili derim
I`ll state my case, of which I`m certain  – İçinde bulunduğum durumumu açıklayacağım                                                                                                                  

I’ve lived a life that’s full – Dopdolu bir hayatı yaşadım
I traveled each and every highway  – Bütün yollarda seyahat ettim
But more, much more than this, I did it my way – Fakat bundan daha da önemlisi kendi yolumu tuttum

Regrets, I`ve had a few – Birkaç pişmanlığım var
But then again, too few to mention – Ama sonrasında aslında ifade etmeye değmeyecek kadar azlar
I did what I had to do and saw it through without exemption – Yapmak ve görmek zorunda olduklarımı hiçbir bağımlılığım olmaksızın yaptım
I planned each chartered course, each careful step along the byway– Tüm işlerimi sapa yol boyunca dikkatli adımlarla planladım
And more, much more than this, I did it my way – Ve bundan daha da önemlisi kendi yolumu tuttum

Yes, there were times, I`m sure you knew – Evet zaman vardı daha bildiğinden eminim
When I bit off more than I could chew – Düşündüğümden daha çok mahvolurken
But through it all, when there was doubt – Ama tüm bunlar arasında şüphe varken ortada
I ate it up and spit it out – Hepsini yok ettim, bitirdim
I faced it all and I stood tall and did it my way – Hepsiyle yüzleştim hayatta kaldım yıkılmadım ayaktayım

I`ve loved, I`ve laughed and cried – Sevdim güldüm ve ağladım
I`ve had my fill, my share of losing – Boşluğu kayıp hissemi doldurdum
And now, as tears subside, I find it all so amusing  – Ve şimdi, gözyaşlarım dindiğinde bunu çok eğlenceli buluyorum

To think I did all that – Onları yaptığımı düşündüğüm için
And may I say, not in a shy way, – Utanmadığımı söyleyebilirmiyim?
“Oh, no, oh, no, not me, I did it my way” – Hayııır ben değilim, yolumu buldum ben

For what is a man, what has he got? – Bir adamın fikri neyse zikri de o mudur?
If not himself, then he has naught – Eğer değilse o zaman hiçbir şeyi yok demektir
To say the things he truly feels and not the words of one who kneels– Gerçekten hissettikleri ise söylediği şeyler birinin diz çökerek söylediği kelimeler değildir o zaman
The record shows I took the blows and did it my way! – Kayıtlar gösteriyor rüzgara kapıldım ve kendi yolumu çizdim!
Yes, I did my way – Evet kendi yolumu çizdim.

Bir de şarkıyı 3 tenor’dan dinleyelim (O sırada salonda Frank Sinatra da bulunuyor):

Bu güzel şarkıyla yazıya giriş yaptıktan sonra belirtmek isterim ki ister özel ister profesyonel yaşamda her şey rutinde gitmeyecektir. Hiç bir şey her zaman yolunda ve iyi iken hiç bir şey her zaman kötü ve zorluklarla da olamaz. İlla ki zorlukların, çabaların sonunda bir başarı ve güzellik olacaktır. Zaten başarının anlamlı olması işte çekilen bu cefalar sayesinde anlamlı olmaktadır. Siz hiç zahmetsizce yükselmiş, başarıya ulaşmış bir yönetici veya şirket sahibi gördünüz mü? Sözün özü, gülü istiyorsan dikenine katlanacaksın ! Gülü sıktıkça ve ona sahip oldukça elin dikenlerden dolayı kanayacak belki ama eline tuttuğun o gülü hiç bir zaman düşürmeyeceksin. Bu gül işin de olabilir, ailen de olabilir, sahip olduğun sağlığın ve zamanın da olabilir.

Ama işte burada kritik nokta elindeki bu değerli kaynakları boşa heba etmeyeceksin, kıymeti bileceksin ! Birini kazanırken diğerini kaybetmeyi bırak yıpratmayacaksın bile. Örneğin, işi kazanırken sağlığını kaybetmeyeceksin, veya aileni kazanırken de işini kaybetmeyeceksin (geçinmek için işin ve kazancın olmak zorunda)… Bu nedenle hayatta her şeyde olduğu gibi bu önemli kazanımlarda da bir denge olmalı…

Diğer bir güzel örnek de aşağıdaki tasvir olsa gerek: “Eğer hayatında iniş-çıkışlar yoksa o zaman ölüsün demektir…

AAEAAQAAAAAAAAZzAAAAJDZkNThjNWU1LTJhOTUtNDFmNi04MTRhLTY5MWM0YjI3NzViMw

Gerçekten de çok anlamlı değil mi? Hayat hiç bir zaman durağan değil.

Ben insanın davranışlarıyla, işini sahiplenmesiyle, işine ve çevresine sevgi ve saygısını devam ettirmesiyle sahip olduğu iş ve konumunu güçlendirebileceğini düşünüyorum. Elinizdeki iş ne olursa olsun küçümsememek, sıkılmamak ve işin sonuna kadar gitmek, işine dört elle sarılırken çevresini de unutmamak da önemli.

İşinizde çok başarılı, her türlü teknik detayı biliyor olabilirsiniz ama çevrenizle işe arkadaşlarınızla ve/veya ailenizle sorunlarınız var ise o zaman gerçekten büyük başarıyı hiç bir zaman yakalayamayacaksınız. Yakaladığınız başarılar ise başarı olduğunu sandığınız gelip geçici yükselişler olacaktır aynen yukarıdaki pik yapan değerler gibi…

Evet, hiç bir zaman yıkılmayın ayakta kalın, ama ayakta kalırken önemli olduğunu düşündüğüm noktaları da atlamayın lütfen !

– Yükselirken aşağıya ve çevrenize bakın ve iletişimde kalın, zira düşerseniz kimsesiz kalmayın,

– Yükselmek için başkalarının başarısızlıklarıyla onların üstüne çıkarak değil beraber yükselmeye çalışın,

– Eğer bir ekip yönetiyorsanız, ekibinizdekilerin sizden bilgi sahibi olmasından korkmayın ! Bırakın sizden daha iyi bilsinler ve bunu da söyleyin herkese. Onların bilgisi ve başarısı sizin nasıl bir lider olduğunuzu gösterir.

– Gene yükselirken 3 önemli şeyin kıymetini bilin: Aile, Sağlık ve Zaman.

– Yükselmekle elde edilen tüm imtiyazların (para, pul, maddi imkanlar vb.) geçici olduğunu unutmayın,

– İş arkadaşlarınızı, network bağlantılarınızla ilişkilerinizi aynı samimiyet ve seviyede sürdürmeye dikkat edin. Maalesef bir çok insan konumu değiştikçe çevresinden ve iş arkadaşlarından uzaklaşmakta.

– Eğer siz beklemediğiniz halde size fırsatlar veriliyorsa bunu da detaylıca düşünüp değerlendirin. Ayrıca fırsatların her zaman gelmeyeceğini de unutmayın. Doğru zamanda doğru yerde olmak kadar doğru fırsatı kaçırmamak da çok önemli…

– Size verilen bir fırsat illaki bir konum, pozisyon olmak zorunda değil, bu yeni bir proje, görev tanımı da olabilir. Önemli olan bu işin size bir şeyler katabilmesidir.

my-way-frank-sinatra

Kıssadan hisse; Evet hayatta yıkılmayalım dik duralım ve işimizi sahiplenelim ama bazı öz değerlerimizden, benliğimizden ve sahip olduklarımızdan vazgeçmeyelim… Hayat kısa ve zaman çabuk geçiyor, kaybedip pişman olacağınız şeylerin kıymetini bilmek dileğiyle…

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s