Güncel, Proje Yönetimi

2015 Biterken – Kişisel ve Profesyonel Değerlendirme

Koca bir yılı daha bitirmeye yaklaştığımız şu günlerde hepimiz farklı uğraşlar içinde oluyoruz. Kimimiz yitip giden bir yılın daha arkasından bakıyor, kimimiz yılbaşı akşamı için planlar yaparken kimimiz de gelecek yıldan beklediklerini düşünmeye başlamış durumda. Ancak önemli bir şey daha var ki geride bıraktığımız 365 günün hızlıca bir değerlendirmesini yapmak, hem iş hem de özel hayatımızda nerelerde doğru nerelerde yanlışlar yaptığımızı düşünmek ve bunlardan gerekli dersleri çıkarmak olmalı diye düşünüyorum…

Biraz daha detaya inecek olursak her birimizden iş veya özel hayatta her şeyi doğru yapmamız beklenemez. İlla ki doğru yaptığımızı sandığımız veya bazen de bilerek doğrulardan kaçındığımız anlar olmuştur. Yani demem o ki bilinçli olarak da yanlış veya kötülük yaptığımız.

Neyse iş hayatına yoğunlaşırsak, bu geçen bir yıl içinde çok detaylı olmadan genel olarak hangi proje veya işlerde yer aldığınızı, hangi kişilerle daha çok etkileşimde olduğunuzu (dikkat edin herkes demiyorum, daha çok diyorum) düşünmenizi istiyorum. İşte bu kişilerle olan ilişkilerinizde, yaptığınız işlerde bir yanlış var mı veya yaptığınızı düşündüğünüz doğrular var mı?

Bu etkileşimler, doğru veya yanlışlar bizim öz değerlendirmemiz için en önemli girdiler olacaktır. İşte bu verileri anlamlandırabilmek işleyebilmek ve sonuçta bize faydalı bir çıktı üretmek hedefimiz. Haydi işe koyulalım…

Örneğin;

  • Yürüttüğünüz projede her şey yolunda iken sergilediğiniz tavır ile her şey sorunlu iken gösterdiğiniz sabır ve tavır aynı mı? (Bu soruyu çok seviyorum 🙂
    • Her şey yolunda giderken herkes aynı tavrı gösterebilir ama sorunlar baş gösterdiğinde aynı sabrı herkes gösteremez ! Bu konuda iddialıyım ve not edin lütfen. Çok çok az insan bu tavra sahiptir ve işte o kişiler bir yönetici değil liderdir !
    • Bu sabrı gösteren kişinin etrafında tüm çalışanlar birleşir, onunla çalışmak ister onun ekibinde yer alır ve işlerini canla başla yapar.
    • Ama bir de tam tersini düşünün, öyle yöneticiler olabilir ki sorunlu ortamı bırakın normal ortamlarda her şey yolunda iken bile profesyonel tavır sergileyemeyebilirler. Bu tarz yöneticilerle çalışma durumunda olanların yaklaşımlarının nasıl olacağını az çok tahmin edebiliyorsunuz sanırım.
    • Zor zamanlarda sabır gösteremeyip, suçu başkasında arayan (kendisi suçlu olsa dahi), ekibini hırpalayan ve desteklemeyen, motive edemeyen veya bunun için çaba harcamayan kişilerin ekibinde kimse çalışmak istemeyecektir.
  • Şimdi gelelim başka bir örnek duruma;
    • Çalıştığınız işe veya projeye gerçekten gereken önemi verdiniz mi? 
    • Yani işe ayırdığınız vakti verimli geçirip işin sonuçlanması için var gücünüzle çalıştınız mı? Eğer sizin aşan bir konu varsa bunu üst yöneticilerinize eskale ettiniz mi?
    • Tabi ki iş sadece eskale etmekle bitmiyor bu işin tamamlanması ve sonuçlanması için de yakın takip ve ilgi gerekiyor. Emin olun ki gerekli ilgi gösterilmeyen hiç bir iş veya projeden istenen kaliteli ürünün çıkması mümkün değildir. Bu hangi alan veya sektörde olursa olsun, ortaya çıkarılan bir ürün veya hizmet olsun hiç fark etmez.
    • Eğer iş zamanında verilmesi gereken ilgi ve alaka burada gösterilmezse kendinize ve ailenize ayıracağınız zamandan çalacaktır. Eğer tabi gösterdiğiniz her türlü ilgi ve özene rağmen de size ve ailenize zaman kalmıyorsa o zaman orada başka türlü sorunlar aramak gerek (İnsan Kaynağı eksiği, yanlış proje kapsam ve zaman planlaması vb. gibi).
  • Özel hayatta veya iş yaşamında etkileşimde bulunduğunuz durumlara bakacak olursak;
    • Örneğin özeli hayatınızdaki kişilerle yaşayabileceğiniz sorunlar, problemler mutlaka olacaktır. Hayatımızda hiç bir şey güllük gülistanlık değildir. Zaten çekilen yol biraz çileli olsun ki sonunda ulaşacağımız sonuç anlamlı olsun.
    • En yakın dostunuz, eşiniz veya partnerinizle bir sorununuz çıktığında en önemli nokta bunu karşılamak ve sonrasında da bunu çözüme ulaştırma çabanız çok önemli.
    • Genellikle ikili ilişkilerde yaşanılan en önemli sorun insanların birbirini anlamak için değil, karşısındakine cevap verebilmek için dinliyor olmasıdır (Bu söz de çok hoşuma gidiyor ve gerçekten de öyle 🙂
    • Maalesef çoğu kişi karşısındaki daha konuşurken kendini savunabilecek argümanları düşünmeye başlamıştır bile. Dolayısıyla tahmin edebileceğiniz gibi ortaya müthiş bir “İletişim ve Empati Eksiliği” ortaya çıkmakta.
    • Bu sorunu aşmak tabi ki kişisel gelişimden geçiyor. Ancak kişisel gelişim denince akla ilk gelen bu alanda yazılmış olan BirMilyonYüzYirmiBeşinci kitap aklınıza gelmesin ! Bu alanda o kadar çok kitap yazıldı ki bir noktadan sonra ipin ucu kaçtı ve ticari amaca döndüğünü düşünüyorum.
    • Bu sorunun çözümü tabi ki kişisel değerlendirme, kişisel eleştiriye açık olmak ve bu alanda kendini geliştirmeye çalışmaktır. Kitaplara karşı olduğum anlamı çıkmasın ama en önemli faydanın içten gelen bir çaba ile olacağı yönünde. Eğer bu çabalara rağmen halen düzelme olmadığını düşünüyor ve etraftan bu şekilde geri bildirim alıyorsanız o zaman kalan en iyi çara bire bir destek almak olabilir. (Yaşam koçu, kişisel gelişim uzmanı desteği ve hatta psikolojik destek almak gibi).
    • Bu tarz alınan desteklerin önemli olduğunu düşünüyorum. Hem iş hem özel hayatınız için. Ancak sonuç sadece bu desteği almakla bitmiyor. Sonuç ancak kişinin çabası ile mümkündür. Yaşam koçunun söylediği bir kulağınızdan girip diğerinden çıkıyor ve siz gene bildiğinizi uyguluyorsanız havanda su dövüyorsunuz demektir ! Lütfen biraz daha fazla çaba ve ilgi!

20151229_105832

Not: Yaşamınız ve 2016 yılı da yukarıdaki fotoğraftaki gibi “Nimet Abla” dan aldığınız milli piyango çıkma şansına bağlı olmasın. Bu arada piyango almaya giderken ölme riskiniz, piyangoda büyük ikramiye kazanma şansınızdan daha fazla olduğunu unutmayın 🙂

Konuyu daha fazla uzatmak istemiyorum ama burada bahsetmeye çalıştığım örnek durumlar çok sık karşılaştığımız davranışlar. Bunları arttırmak çeşitlendirmek mümkün. Çok daha fazla olay, sorun, çözüm ve davranış ile karşı karşıya kalıyoruz. Hem de her gün ! İlla bu durumlar yüz yüze olmak zorunda değil. Yazılı olarak maillerde, sosyal kanallarda vb karşımıza çıkabiliyor. Burada takınacağınız tavrı 2 kere daha düşünmekte fayda var. Zira,

  1. Yazılı olan tavır veya tepkinin karşı tarafta aynı şekilde anlaşılmama ihtimali bulunduğunu unutmayın !
  2. Ki genelde anlatmak istediğiniz ile karşınızdakinin anlayacağı arasında farklar oluyor.
  3. Ayrıca yazılı olan her şeyin asla silinemeyeceğini (siz kendi mailiniz silebilirsiniz ama mail karşı tarafa gitmiştir bile) unutmayın !

İşte 2015 yılınd karşılaştığımız her türlü soruna , probleme karşı nasıl çözümler geliştirdiğinizi bir kez daha düşünmenizi istiyorum. Hatta bunun için bir excelde matris bile oluşturabilirsiniz.

Örneğin aşağıdaki matris size bir fikir verebilir. Tamamen kurguladığım bir durumu analiz ederek bana karşımdakine ve çevreme olan etkisini analiz etmeye çalıştım. İşte böyle 2015 de yaşadıklarınız önemli olayları çıkarıp analiz edebilirsiniz. Bu çalışmanın çok büyük faydasını göreceğinize eminim. Umarım 2016 da daha az sorunlu, her şeyin yolunda gittiği sağlık, huzur ve mutluluğun hep sizinle olduğu bir yıl olur. Sevgi ve saygılarımla…

Örnek Feedback

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s