(Gizli) Takdir Edebilme Dönemi

Hangi sektörde çalışırsak çalışalım, ister patron olalım isterse en alt kademedeki bir çalışan… Hepimiz iş ve özel yaşamımızda çevremizdeki insanlarla sürekli iletişim halindeyiz. Bu iletişimin kaliteli olması, bir amaca hizmet etmesi ve sonuca ulaşması çevresel etmenler dışında karşılıklı iletişim halindeki kişilere bağlıdır…

Kime sorarsanız sorun iletişimin altın kuralı; “Karşısındaki Dinlemek” olacaktır. Bundan sonraki en önemli kural da “Empati Kurmak” olmalı. Bu iki önemli konu dışında belki de bu kadar önemi fark edilmeyen ancak etkisi çok daha fazla olan bir konu var ki o da “Takdir Etmek”.

Çalıştığınız kurumu ve iş yaptığınız kişileri düşünün, uzun aylar hatta yıllar beraberce çalıştığınız insanlar varsa etrafınızda bilin ki hepsinin ana nedeni onları dinlemiş olmanız ve belki de gizli takdir edebilme yeteneğinizden geliyor. Şöyle açıklayayım: artık şirketlerde çalışan jenerasyon hızla gençleşiyor. Şu anda çoğunluk daha katı kuralları olan X kuşağından teknolojiyi daha çok kullanan, daha özgür, takdir edilmeyi ve takdiri seven Y kuşağına kaymış durumda. 3-4 seneye kadar da bu jenerasyona şu anda 20 li yaşların başında üniversitede okuyan Z kuşağı da eklenecek (Z kuşağı; 95 sonrası doğumlu gençlerden oluşuyor). Z kuşağını gençleri ise Y kuşağının bir tık ötesi olarak tanımlayabilirim 🙂

Bu arada şu bilgiyi de belirtmekte fayda var: Şu anda çalışanların % 40’a yakını Y kuşağı iken sadece 10 yıl sonra yönetici kadrolarının % 65-75’inin Y kuşağından oluşması öngörülüyor.

Şimdi bu bilgiler ışığında tekrar değerlendirelim. Sizinle uzun yıllar çalışan iş arkadaşlarınız varsa (uzun yıllardan kastım en azından 2 yıl) nedeni bu kişileri dinlemiş, kararlarını desteklemiş ve gerektiğinde onları takdir etmiş olmanızdır. X kuşağında takdir etmek doğrudan kişiyle yüz yüze görüşüp konuşmakla olurken, Y kuşağından durum biraz farklılık gösteriyor olabilir. Y kuşağı bire bir takdir yerine, size yeni bir fikirle geldiğinde onu dinlemek, mantıklı kararlarını desteklemek aslında onu Takdir Etmek demek olacaktır. Çünkü Y kuşağı daha özgür ve işine daha fazla katma değer sağlamaya çalışan kişiler.

Eski tip takdir etme yöntemlerini hepimiz biliriz. İster yönetici olun ister olmayın sizinle çalışan iş arkadaşınızı takdir etmek, onu sözle “Bu işinden dolayı tebrik ederim” “Güzel bir iş çıkardın” gibi motive edici sözler söylemek az önce belirttiğim gibi X kuşağı için daha etkili. Ancak artık açıktan takdir yerine “Gizli Özne” gibi “Gizli Takdir” dönemi. Gizli takdiri de Y ve çok yakında gelecek olan Z kuşağında rahatlıkla uygulayabilirsiniz.

Gizli Takdire naçizane bir kaç önerim şu şekilde olacak:

– Çalışanınızı – iş arkadaşınızı mutlaka dinleyin,

– O konuşurken sözünü kesmeyin,

– Çalışmalarından ve yaptığı başarılardan konuşun,

– Yeni fikirlerle gelmesine ve soru sormasına fırsat verin,

– Mantıklı fikirlerini destekleyin ve bunu açıkça söyleyin,

– Olumsuz ve yolunda gitmeyen konular olduğundan bunu da açıkça konuşmaktan çekinmeyin (hiçbir şey güllük gülistanlık değil !)

Tabi ki takdir edebilmenin yanında verilen takdiri hakkıyla almak da çok önemli. Zira takdiri ve verilen mesajı anlayıp buna göre kendine yol çizen bir kişi başarıya ulaşır. Bu nedenle yöneticiniz veya iş arkadaşınızla konuşmalarınızda sözlere ve verilen mesajlara dikkat edin. Size yapılmış olan bir takdiri sakin kafayla düşünüp, böbürlenmeden daha iyisini yapmak üzere devam edin. Olumsuz bir geri bildirim verilmiş ise bunun da nedenlerini düşünüp kendinizi ve/veya çalışma şeklinizi düzeltmenin yollarını arayın…

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s